UZLAŞMA VE ARABULUCULUK KURUMLARININ ÖZÜNDE KARŞILAŞTIRILMASI
31 Ağustos 2008
2005 yılında gerek Türk Ceza Kanunu (md 73/8) gerekse Ceza Muhakemeleri Kanunu’nda (md.253, 254, 255) uzlaşma (uzlaştırma) müessesesi kabul edilmiştir. 2006 yılında Ceza Muhakemeleri Kanunu’nda yapılan değişiklikler ile uzlaşma müessesesi bugünkü halini almıştır. Şu sıralarda ise Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Tasarısı gündemdedir. Ceza hukuku alanında uzlaşma-uzlaştırmacı, özel hukuk alanında ise arabuluculuk-arabulucu kavramları kullanılmaktadır. Gerçekten uzlaşma ve arabuluculuk müesseseleri birbirlerine uygulama kriterleri açısından bir hayli benzemekle birlikte özünde bunlar birbirinden farklıdır.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Tasarısı gerekçesinde “Kanunun uygulanması bakımından merkezi bir konumda bulunan “arabuluculuk” kavramına yüklenen anlam ve içerik, “uzlaştırma” kavramından temel farklılıklarına da işaret edilmek suretiyle tespit edilmiştir.” denilmekle kurumlar arasındaki farklılık resmi dille de onaylanmaktadır.
Uzlaşma, yeni ve yaptırım benzeri bir kurumdur. (2) Bu noktada arabuluculuk ihtilafların giderilmesi için taraflarca alternatif bir çözüm yolunun bulunmasını amaçlarken uzlaşma, mağdurun tatmin edilmesini amaçlamaktadır.
Temelde uzlaşma, ceza hukuku anlamında bir kurum, barışma ve en önemlisi devletin ceza verme hakkını ortadan kaldıran sebeplerdendir. Bunun da ötesinde kimi vakalar açısından yargılama ön şartıdır. Kanunda sayılan hallerde usulüne uygun uzlaşma çağrısı yapılmadan iddianame düzenlenememektedir. Arabuluculuk müessesesinin benzer sınırlayıcı bir özelliği bulunmamaktadır.
Arabuluculuk, tarafsız bir grup veya kişinin (arabulucu) her iki taraf arasında ortak bir çözüm bulmaya ve onları anlaşma yapmaya teşvik etmeye çalışmasıdır. Bu şekilde arabulucu, tarafları tavizler vermeye yöneltme veya anlaşmayı engelleyen yanlış anlamaları açıklığa kavuşturma görevini üstlenir. Arabulucu müzakere ile ilgili kendi görüş açısını ve pozisyonunu ortaya koymaz, sadece müzakerenin ilerlemesi ve anlaşmanın sağlanmasını kolaylaştırır.(3)
Hamdi Can Ünsal
(1-2)Kunter /Yenisey/Nuhoğlu Muhakeme Hukuku Dalı Olarak Ceza Muhakemesi Hukuku - Sf 1212
(3) Canan Çetin – Müzakere Teknikleri – Sf 428
ARABULUCUK TANIMI VE UNSURLARI
Arabuluculuk Tanımı
Tarafsız üçüncü bir kişinin kontrol ve yönlendirmesi ile ihtilaf sahibi tarafların sorun veya sorunlarını, yargı dışı bir ortamda gizlilik kaydıyla müzakere etmeleri, etkin iletişim yoluyla birbirlerini anlamaları ve gönüllülük esasına dayalı olarak, çatışmayı ortak anlaşmaya çevirmek amacıyla uygulanan alternatif uyuşmazlık çözüm sürecidir.
Arabuluculuğun Unsurları
a)Taraflar arasında bir veya birkaç konu üzerinde anlaşma sağlayamadıkları bir veya birkaç ihtilaf olmalıdır.
b)Taraflar, aralarındaki ihtilafın giderilmesi için üçüncü bir kişinin (*) yardımına müracaat etmek konusunda anlaşmış olmalıdırlar.
c)Üzerinde anlaşılan üçüncü kişi kesinlikle tarafsız olmalıdır.
ç)Arabuluculuk süreci, tarafların gönüllülüğü esasına dayalı olmalıdır. Taraflar sürece katılmak konusunda hemfikir olmalıdırlar.
d)Arabuluculuk sürecinde etkin iletişim sağlanmalıdır. Taraflar, isteklerini karşı tarafa kabul ettirmek yerine isteklerini ve bu isteğin altında yatan nedenleri (ilgilerini) karşı yana anlatabilmelidirler.
e)Arabuluculuk sürecinden beklenen tarafların birbirini anlamaları suretiyle çatışmanın yerine ortak bir anlaşmanın sağlanması olmalıdır.
f)Arabuluculuk sürecine ilişkin müzakereler gerek taraflarca gerekse mediatörce kesinlikle gizli tutulmalıdır.
Hamdi Can Ünsal
(*)Burada üzerinde anlaşılan üçüncü kişi kavramsal olup bir veya birden fazla kişi olabilir.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
ARABULUCULUK YASA TASARISI METNİ
BİRİNCİ BÖLÜM
Kapsam ve Tanımlar
Uygulanma alanı
MADDE 1- (1)Bu Kanun, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri işlerden kaynaklanan hukuk uyuşmazlıklarında uygulanır.
Tanımlar
MADDE 2- (1) Bu Kanunun uygulanmasında;
a) Arabuluculuk: Dava açılmasından önce yahut davanın görülmesi sırasında, sistematik teknikler uygulayarak, tarafları görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla bir araya getiren, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, uzman eğitimi almış, tarafsız bir üçüncü kişinin katılımıyla ve ihtiyarî olarak yürütülen faaliyeti,
b) Arabulucu: Arabuluculuk faaliyetini yürüten ve Bakanlıkça düzenlenen arabulucular siciline kaydedilmiş bulunan gerçek kişiyi,
c) Bakanlık : Adalet Bakanlığını,
ç) Daire Başkanlığı : Arabuluculuk Daire Başkanlığını,
d) Genel Müdürlük : Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünü,
e) Kurul : Arabuluculuk Kurulunu,
f) Sicil : Arabulucular sicilini,
ifade eder.
İKİNCİ BÖLÜM
Arabuluculuğa İlişkin Temel İlkeler
İradî olma ve eşitlik
MADDE 3- (1) Taraflar, arabulucuya başvurmak, süreci devam ettirmek, sonuçlandırmak veya bu süreçten vazgeçmek konusunda serbesttirler.
(2) Taraflar gerek arabulucuya başvururken gerekse tüm süreç boyunca eşit haklara sahiptir.
Gizlilik
MADDE 4- (1) Taraflarca aksi kararlaştırılmamışsa arabulucu, arabuluculuk faaliyeti çerçevesinde kendisine sunulan veya diğer bir şekilde elde ettiği bilgi ve belgeleri gizli tutmakla yükümlüdür.
(2) Taraflar, arabuluculuk faaliyetinin gizli kalması konusunda anlaşmışlarsa, bu konudaki gizliliğe de uymak zorundadırlar.
Arabuluculuk faaliyetiyle ilgili beyan veya belgelerin kullanılamayacağı hâller
MADDE 5- (1)Taraflar, arabulucu veya arabuluculuk faaliyetine katılanlar da dahil üçüncü bir kişi, uyuşmazlıkla ilgili olarak yargı yoluna başvurulduğunda, aşağıdaki beyan veya belgeleri delil olarak ileri süremez ve bunlar hakkında tanıklık yapamaz:
a) Taraflarca yapılan arabuluculuk daveti veya bir tarafın arabuluculuk faaliyetine katılma isteği.
b) Uyuşmazlığın arabuluculuk yolu ile sona erdirilmesi için tarafça ileri sürülen görüşler ve teklifler.
c) Arabuluculuk faaliyeti esnasında, tarafça ileri sürülen öneriler veya herhangi bir vakıa veya iddianın kabulü.
ç) Sadece arabuluculuk faaliyeti dolayısıyla hazırlanan belgeler.
(2) Birinci fıkra hükmü, beyan veya belgenin şekline bakılmaksızın uygulanır.
(3) Birinci fıkrada belirtilen bilgilerin açıklanması, mahkeme, hakem veya herhangi bir idarî makam tarafından istenemez. Bu beyan veya belgeler, birinci fıkrada öngörülenin aksine, delil olarak sunulmuş olsa dahi, hükme esas alınamaz. Ancak, söz konusu bilgiler bir kanun hükmü tarafından emredildiği veya arabuluculuk tutanağının uygulanması ve icrası için gerekli olduğu ölçüde açıklanabilir.
(4) Bu maddenin yukarıdaki fıkraları, hukuk davalarında ve tahkimde, arabuluculuğun konusuyla ilgili olup olmadığına bakılmaksızın uygulanır.
(5) Birinci fıkrada belirtilen sınırlamalar saklı kalmak koşuluyla, hukuk davalarında ve tahkimde ileri sürülen caiz deliller, sadece arabuluculukta sunulmaları sebebiyle kabul edilemeyecek deliller haline gelmez.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Arabulucuların Hak ve Yükümlülükleri
Unvanın kullanılması
MADDE 6 - (1) Sicile kayıtlı olan arabulucular, arabulucu unvanını ve bu unvanın sağladığı yetkileri kullanma hakkına sahiptir.
(2) Arabulucu, arabuluculuk faaliyeti sırasında bu unvanını belirtmek zorundadır.
Ücret ve masraf isteme hakkı
MADDE 7- (1) Arabulucu yapmış olduğu faaliyet karşılığı ücret ve masraf isteme hakkına sahiptir. Arabulucu, ücret ve masraf için avans da talep edebilir.
(2) Taraflarca aksi kararlaştırılmadığı sürece arabulucunun ücreti, faaliyetin sona erdiği tarihte yürürlükte bulunan Arabulucu Asgarî Ücret Tarifesine göre belirlenir. Aksi kararlaştırılmadıkça ücret ve masraf taraflarca eşit olarak karşılanır.
(3) Arabulucu, arabuluculuk sürecine ilişkin olarak belirli kişiler için arabuluculuk yapma veya belirli kişileri tavsiye etmenin karşılığı olarak ücret alamaz. Bu yasağa aykırı işlemler batıldır.
Taraflarla görüşme ve iletişim kurma
MADDE 8- (1) Arabulucu, tarafların her biri ile ayrı ayrı veya her ikisiyle aynı anda görüşebilir veya iletişim kurabilir.
Görevin özenle ve tarafsız biçimde yerine getirilmesi yükümlülüğü
MADDE 9- (1) Arabulucu görevini özenle, tarafsız bir biçimde ve şahsen yerine getirir.
(2) Arabulucu olarak görevlendirilen kimse, tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektirecek önemli hâl ve şartların varlığı hâlinde bu hususta tarafları bilgilendirmekle yükümlüdür. Ancak bu açıklamaya rağmen taraflar, arabulucudan birlikte talep ederlerse, arabulucu bu görevi üstlenebilir yahut üstlenmiş olduğu görevi sürdürebilir.
(3) Arabulucu, taraflar arasında eşitliği gözetmekle yükümlüdür.
Tarafları aydınlatma yükümlülüğü
MADDE 10- (1)Arabulucu, faaliyetin başında, tarafları arabuluculuğun esasları, süreci ve sonuçları hakkında gerektiği gibi aydınlatmakla yükümlüdür.
Aidat ödeme yükümlülüğü
Madde 11– (1) Arabuluculardan sicile kayıtlarında giriş aidatı ve her yıl için yıllık aidat alınır.
(2) Giriş ve yıllık aidatlar, 06/08/1997 tarihli ve 4301 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumunun Kuruluş ve İdaresine İlişkin Kanun ile kurulan Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumu hesabında toplanır ve burada nemalandırılır.
(3) Giriş ve yıllık aidatlar ile nemaları görev alanında harcanmak üzere Daire Başkanlığına tahsis olunur.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Arabuluculuk Faaliyeti
Arabuluculuk faaliyetinin başlaması
MADDE 12- (1) Taraflar dava açılmadan önce veya davanın görülmesi sırasında arabulucuya başvurma konusunda anlaşabilirler. Mahkeme de tarafları arabulucuya başvurmak konusunda aydınlatıp, teşvik edebilir.
(2) Mevcut uyuşmazlıklar için arabuluculuk faaliyeti, taraflardan birisinin arabuluculuk teklifini diğer tarafın kabul etmesi ile başlar.
(3) Aksi kararlaştırılmadıkça taraflardan birisinin arabulucuya başvuru teklifine otuz gün içinde olumlu cevap verilmez ise bu teklif reddedilmiş sayılır.
Arabulucunun seçilmesi
MADDE 13- (1) Başkaca bir usul öngörülmemişse, arabulucu veya arabulucular taraflarca seçilir.
(2) Aksi kararlaştırılmadıkça bir kişi arabulucu olarak seçilir.
Arabuluculuk faaliyetinin yürütülmesi
MADDE 14- (1) Arabulucu seçildikten sonra, tarafları en kısa sürede ilk toplantıya davet eder.
(2) Taraflar, arabuluculuk usulünü serbestçe kararlaştırabilirler.
(3) Taraflarca kararlaştırılmamışsa arabulucu; uyuşmazlığın niteliğini, tarafların isteklerini ve uyuşmazlığın hızlı bir şekilde çözümlenmesi için gereken usul ve esasları göz önüne alarak arabuluculuk faaliyetini yürütür.
Arabulucuya başvurunun sürelere etkisi
MADDE 15- (1) Dava açılmadan önce arabulucuya başvuru hâlinde, arabulucunun tarafları ilk toplantıya davet etmesi ve taraflarla arabulucu arasında faaliyetin sürdürülmesi konusunda anlaşmaya varılıp bu durumun bir tutanakla belgelendirildiği tarih itibariyle zamanaşımı ve arabuluculuk sürecinin konusu olan hak ve taleplerin ileri sürülmesine ilişkin diğer süreler durur.
(2) Mahkemenin tarafları arabuluculuğa davetinin taraflarca kabul edilmesi veya tarafların arabulucuya başvurma konusunda anlaşmaya vardıklarını beyan etmesi üzerine, arabulucuya başvuru için, mahkemece süre verildiği andan itibaren birinci fıkradabelirtilen süreler durur.
Arabuluculuk faaliyetinin sonuçlanması
MADDE 16- (1) Aşağıda belirtilen hâllerde arabuluculuk faaliyetinin sona erdiği kabul edilir:
a) Arabuluculuk tutanağının imzalanması.
b) Taraflara danışıldıktan sonra arabuluculuk için daha fazla çaba sarf edilmesinin gereksiz olduğunun arabulucu tarafından tespit edilmesi.
c) Taraflardan birinin karşı tarafa veya arabulucuya, arabuluculuk faaliyetinden çekildiğini bildirmesi.
ç) Tarafların anlaşarak arabuluculuk faaliyetini sona erdirmesi.
(2) Arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların uzlaştıkları, uzlaşamadıkları veya arabuluculuk faaliyetinin nasıl sonuçlandığı, arabulucu tarafından düzenlenen ve arabulucu, taraflar veya vekillerince imzalanan bir tutanak ile belgelendirilir.
(3) Arabuluculuk faaliyeti sonunda düzenlenen tutanağa, faaliyetin sonuçlanması dışında hangi hususların yazılacağına taraflar karar verir. Arabulucu, bu metin ve ortaya çıkaracağı sonuçlar konusunda, taraflara gerekli açıklamaları yapar.
(4) Arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi hâlinde, arabulucu, bu faaliyete ilişkin kendisine yapılan bildirimi, tevdi edilen ve elinde bulunan belgeleri, ikinci fıkraya göre düzenlenen tutanağı beş yıl süre ile saklamak zorundadır.
Uzlaşma
MADDE 17- (1) Arabuluculuk faaliyeti sonucunda varılan uzlaşmanın kapsamı ve şekli taraflarca belirlenir.
(2) Arabuluculuk faaliyeti sonucunda tarafların uzlaşmaya varmaları hâlinde, bir uzlaşma belgesi düzenlenir ve bu belge arabulucu, taraflar veya vekilleri tarafından imzalanmakla, ilâm niteliğinde belge sayılır. Bu belgenin düzenlenmesi ve onaylanması, damga vergisinden ve harçtan muaftır.
(3) Arabulucu, tarafların anlaşması hâlinde, arabuluculuk sürecinin sonunda varılan anlaşmanın uygulanmasında görev alabilir.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Arabulucular Sicili
Arabulucular sicilinin tutulması
MADDE 18- (1) Daire Başkanlığı, özel hukuk uyuşmazlıklarında arabuluculuk yapma yetkisini kazanmış kişilerin sicilini tutar. Bu sicilde yer alan kişilere ilişkin bilgiler, Daire Başkanlığı tarafından elektronik ortamda da duyurulur.
(2) Arabulucular sicilinin tutulmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça hazırlanacak yönetmelikte düzenlenir.
Arabulucular siciline kayıt şartları
MADDE 19- (1) Sicile kayıt, ilgilinin Daire Başkanlığına yazılı olarak başvurması üzerine yapılır.
(2) Arabuluculuk siciline kaydedilebilmek için;
a) Türk vatandaşı olmak,
b) Otuz yaşını tamamlamak ve tam ehliyetli olmak,
c) Taksirli suçlar dışında herhangi bir sabıkası bulunmamak,
ç) Arabuluculuk eğitimini tamamlamak ve Bakanlıkça yapılan yazılı ve uygulamalı sınavda başarılı olmak,
gerekir.
(3) Arabulucu, sicile kayıt tarihinden itibaren faaliyetine başlayabilir.
Arabulucular sicilinden silinme
MADDE 20- (1) Daire Başkanlığı, arabuluculuk için aranan koşulları taşımadığı hâlde sicile kaydedilen veya daha sonra bu koşulları kaybeden arabulucunun kaydını siler.
(2) Daire Başkanlığı, bu Kanunun öngördüğü yükümlülükleri yerine getirmediğini tespit ettiği arabulucuyu yazılı olarak uyarır; bu uyarıya uyulmaması hâlinde arabulucunun savunmasını aldıktan sonra, gerekirse adının sicilden silinmesini Kurul’dan talep eder.
(3) Arabulucu, arabulucular sicilinden kaydının silinmesini her zaman isteyebilir.
ALTINCI BÖLÜM
Eğitim ve Eğitim Kuruluşları
Arabuluculuk eğitimi
MADDE 21- (1) Arabuluculuk eğitimi, dört yıllık lisans eğitiminin tamamlanmasından sonra alınan, arabuluculuk faaliyetinin yürütülmesiyle ilgili temel bilgiler, iletişim teknikleri, müzakere ve uyuşmazlık çözüm yöntemleri ve davranış psikolojisi ile yönetmelikte gösterilecek olan diğer teorik ve pratik bilgileri içeren ve asgari yüzelli saatlik eğitimi ifade eder.
(2) Hukuk lisans diplomasına sahip olmayan kimselerin arabuluculuk eğitimini tamamlamış sayılmaları için, yüz saatlik temel hukuk eğitimini de almış olmaları gerekir.
Eğitim kuruluşlarına izin verilmesi
MADDE 22- (1) Arabuluculuk eğitimi verecek olan kuruluşlar Daire Başkanlığı’ndan izin almak zorundadır. Daire Başkanlığı tarafından izin verilen eğitim kuruluşlarının listesi elektronik ortamda yayımlanır.
(2) İzin için yazılı olarak başvurulur. Bu başvuruda eğitim programı, eğiticilerin sayısı ve uzmanlıkları ile eğitim kuruluşu veya eğitim programının finansman kaynakları hakkında gerekçeli bilgi verilir.
(3) Başvuruda sunulan belgelere dayalı olarak, eğitimin amacına ulaşacağı ve eğitim kuruluşlarında eğitim faaliyetinin devamlılığının sağlanacağı tespit edilirse, ilgili eğitim kuruluşuna en çok üç yıl için geçerli olmak üzere izin verilir.
İzin süresinin uzatılması
MADDE 23- (1) Sicile kayıtlı olan bir eğitim kuruluşu kayıt süresinin bitiminden en erken bir yıl ve en geç üç ay önce, sicildeki kaydının geçerlilik süresinin uzatılmasını yazılı olarak talep edebilir. Eğitim kuruluşunun 25 inci maddeye göre sunduğu raporlardan, arabuluculuk eğitiminin başarılı şekilde devam ettiğinin anlaşıldığı ve 26 ncı maddede belirtilen sebeplerin bulunmadığı hâllerde, verilmiş bulunan iznin geçerlilik süresi her defasında üç yıl uzatılabilir. Eğitim kuruluşu, süresi içinde yaptığı başvuru hakkında karar verilinceye kadar listede kayıtlı kalır.
Arabuluculuk yetki belgesi
MADDE 24- (1) Eğitim kuruluşları, eğitimlerini başarıyla tamamlayan kişilere arabuluculuk eğitimini tamamladıklarına dair bir belge verir.
Daire Başkanlığına bilgi verme yükümlülüğü
MADDE 25- (1) Eğitim kuruluşları, Ocak ayında bir önceki yıl içinde gerçekleştirdikleri eğitim faaliyetinin kapsamı, içeriği ve başarısı konusunda Daire Başkanlığına bir rapor sunar.
Eğitim kuruluşuna verilen iznin iptali
MADDE 26- (1) Aşağıdaki hâllerde, eğitim kuruluşuna verilmiş olan izin, Daire Başkanlığı’nın talebi üzerine Kurul tarafından iptal edilir:
a) İzin verilebilmesi için aranan şartlardan birinin ortadan kalkmış veya mevcut olmadığının tespit edilmiş olması,
b) Eğitimin yeterli şekilde verilememesi,
c) Arabuluculuk yetki belgelerinin düzenlenmesinde sahtecilik veya önemli hatalar yapılması,
ç) 25 inci maddedeki rapor verme yükümlülüğünün yapılan ihtara rağmen yerine getirilmemesi,
d) Eğitim faaliyetinin devamlılığının sağlanmadığının tespit edilmesi.
YEDİNCİ BÖLÜM
Kuruluş ve Görevler
Kuruluş
MADDE 27- (1) Bu Kanunda belirtilen görevleri yerine getirmek üzere, Genel Müdürlük bünyesinde Arabuluculuk Daire Başkanlığı kurulur.
(2) Arabuluculuk hizmetlerine ilişkin olarak bu Kanunda belirtilen görevleri yerine getirmek üzere, Bakanlık bünyesinde Arabuluculuk Kurulu oluşturulur.
Teşkilât
MADDE 28- (1) Arabuluculuk hizmetleri, Bakanlık merkez teşkilâtında Daire Başkanlığı tarafından yürütülür.
Daire Başkanlığı
MADDE 29- (1) Daire Başkanlığı, bir daire başkanı, yeteri kadar tetkik hâkimi, denetim görevlisi ve diğer uzman personelden oluşur.
Daire Başkanlığının görevleri
MADDE 30- (1) Daire Başkanlığının görevleri şunlardır:
a) Arabuluculuk hizmetlerinin düzenli ve verimli olarak yürütülmesini sağlamak.
b) Arabuluculukla ilgili yayın yapmak, bu konudaki bilimsel çalışmaları teşvik etmek ve desteklemek.
c) Kurulun çalışması ile ilgili her türlü karar ve işlemi yürütmek ve görevleri ile ilgili bakanlık, diğer kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan vakıf ve dernekler ile uygun görülen gönüllü gerçek ve tüzel kişilerle işbirliği yapmak.
ç) Arabuluculuk kurumunun tanıtımını yapmak, bu konuda kamuoyunu bilgilendirmek, ulusal ve uluslararası kongre, sempozyum ve seminer gibi bilimsel organizasyonları düzenlemek veya desteklemek.
d) Ülke genelinde arabuluculuk uygulamalarını izlemek, ilgili istatistikleri tutmak ve yayımlamak.
e) Arabuluculuk eğitimi verecek kuruluşlar tarafından bu amaçla yapılan başvuru ile sicildeki kaydın geçerlilik süresinin uzatılması talebini karara bağlamak, arabuluculuk eğitimi verecek eğitim kuruluşlarını listelemek ve elektronik ortamda yayımlamak.
f) Arabulucu sicilini tutmak, sicile kayıt taleplerini karara bağlamak, 20 nci maddenin bir ve üçüncü fıkraları kapsamında arabulucunun sicilden silinmesine karar vermek ve bu sicilde yer alan kişilere ilişkin bilgileri elektronik ortamda duyurmak.
g) Denetim görevlileri aracılığıyla arabulucuların denetimini yapmak.
ğ) Arabulucular tarafından arabuluculuk hizmetlerinin sonucunda düzenlenen belgelerinin kayıtlarını tutmak ve birer örneklerini saklamak.
h) Görev alanına giren kanun ve düzenleyici işlemler hakkında inceleme ve araştırma yaparak Genel Müdürlüğe öneride bulunmak.
ı) Yıllık faaliyet raporunu ve izleyen yıl faaliyet planını hazırlayarak Kurulun bilgisine sunmak.
i) Yıllık Arabuluculuk Asgarî Ücret Tarifesini hazırlamak.
j) Arabulucuların ödeyecekleri kayıt ve yıllık aidatları tahsil etmek.
Kurul
MADDE 31- (1) Kurul aşağıdaki üyelerden oluşur:
a) Bakanlık Müsteşarı.
b) Hukuk İşleri Genel Müdürü.
c) Daire Başkanı.
ç) Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından hukuk mahkemelerinde görev yapmakta olan birinci sınıfa ayrılmış hâkimler arasından seçilecek bir hâkim.
d) Türkiye Barolar Birliği temsilcisi.
e) Türkiye Noterler Birliği temsilcisi.
f) Yüksek Öğretim Kurulu tarafından seçilen özel hukuk alanından üç profesör.
g) Adalet Bakanı tarafından seçilecek iki arabulucu.
(2) Başkan ihtiyaca göre Kurul toplantılarına uzman kişileri çağırabilir.
(3) Kurul başkanı Müsteşardır. Müsteşarın bulunmadığı toplantılarda Başkanlık görevi müsteşar yardımcısından biri tarafından yerine getirilir
(4) Kurul Ocak ve Temmuz aylarında olmak üzere yılda en az iki kez toplanır. Başkan, gerekli gördüğü hallerde Kurulu toplantıya çağırabilir.
(5) Kurul üye tam sayısının salt çoğunluğu ile karar alır.
(6) Kurulun Bakanlık dışından görevlendirilen üyelerinin görev süresi üç yıldır. Görev süresi dolan üyeler yeniden görevlendirilebilir.
(7) Kurul üyelerinin ulaşım, konaklama ve diğer zorunlu giderleri Bakanlıkça karşılanır.
(8) Kurulun çalışma usul ve esasları Daire Başkanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle düzenlenir.
Kurulun görevleri
MADDE 32- (1) Kurulun görevleri şunlardır:
a) Arabuluculuk hizmetlerine ilişkin temel ilkeler ile arabuluculuk meslek kurallarını belirlemek.
b) Arabuluculuk eğitimine ve bu eğitimin sonunda yapılacak olan sınava ilişkin temel ilke ve standartları tespit etmek.
c) Arabulucuların denetimine ilişkin kuralları belirlemek.
ç) Bu Kanuna göre çıkarılması gereken ve Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan yönetmelik taslaklarına, gerekirse değişiklik yaparak, son şeklini vermek.
d) Eğitim kuruluşlarının eğitim izinlerini iptal etmek.
e) 20 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında arabulucunun sicilden silinmesine karar vermek,
f) Arabulucuların ödeyecekleri sicile kayıt ve yıllık kesenekleri tespit etmek.
g) Arabuluculuk Asgarî Ücret Tarifesini gerekiyorsa değişiklik yapmak suretiyle onaylamak.
ğ) Daire Başkanlığı tarafından yürütülecek faaliyetlerin etkinliğini artırmak üzere tavsiyelerde bulunmak.
h) Daire Başkanlığının yıllık faaliyet raporu ve plânı hakkında görüş bildirmek.
ı) Daire Başkanlığının faaliyet planında yer alan konularla ilgili kurum ve kuruluşların uygulamaya sağlayabileceği katkıları belirlemek.
SEKİZİNCİ BÖLÜM
Ceza Hükümleri
Gizliliğin ihlâli
MADDE 33- (1)4 üncü maddedeki yükümlülüğe aykırı hareket ederek bir kişinin hukuken korunan menfaatinin zarar görmesine neden olan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bu suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır.
DOKUZUNCU BÖLÜM
Son ve Geçici Hükümler
Kadrolar
MADDE 34– (1)Ekli (1) ve (2) sayılı listelerde yer alan kadrolara ihdas edilerek 190 sayılı Genel Kadro ve Usulu Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye bağlı ekli (I) ve (II) sayılı cetvellerin Adalet Bakanlığına ait bölümlerine eklenmiştir.
Yönetmelikler
MADDE 35- (1)Arabuluculuk eğitimi verecek eğitim kurumlarının nitelikleri ve denetlenmesi ile eğitimin içeriği ve standartları, arabuluculuk sicilinin düzenlenmesi ve arabulucularda aranacak koşullar, arabulucuların denetlenmesi ve izlenmesi ile bu Kanunun uygulanmasını gösterir diğer hususlar, Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle düzenlenir.
GEÇİCİ MADDE 1- (1) Bu Kanunun Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren dört ay içinde kuruluş ve teşkilatlanma tamamlanır.
(2) Kanunun 31 inci maddesinde öngörülen kurum ve kuruluşlar Kurulda görev yapacak temsilcileri Kanunun Resmi Gazete’de yayımı tarihinden itibaren iki ay içinde Genel Müdürlüğe bildirir.
(3) Birinci fıkrada belirtilen kuruluş ve teşkilatlanmanın tamamlanmasından itibaren üç ay içinde Kurul toplanır.
GEÇİCİ MADDE 2- (1)Bu Kanunda öngörülen yönetmelikler, Kurulun ilk toplantısından itibaren üç ay içinde çıkartılır.
Yürürlük
MADDE 36-(1) Bu Kanunun;
a) 27 ve 31 incimaddeleri ile geçici maddeleri Kanunun Resmi Gazetede yayımlandığı tarihte,
b) Diğer hükümler ise yayımı tarihinden itibaren bir yıl sonra
yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 37- (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
GENEL GEREKÇE
Uzlaşma suretiyle uyuşmazlıkların çözümü son yıllarda pek çok ülkenin kanun koyucularını meşgul etmektedir. Bunun nedeni, bu ülkelerde yargı yükünün ve yargı giderlerinin giderek artması, bunun sonucunda yargının yavaş işleyişi ve bunların getirdiği olumsuzlukların çözümüne yönelik arayışlardı
Arabuluculuk yasa tasarısına ilişkin görüşler:
1-Arabuluculuk hukuki ihtilafların çözümüne odaklandığı için arabulucular hukuk fakültesi mezunu olmalıdır. Hatta salt mezuniyet ile yetinilmemeli hukuk alanında belgelenebilir en az iki yıllık (staj süreçleri dahil) mesleki tecrübeye haiz kişiler arabulucu olabilmelidir. Ülkemizde yeterince hukuk fakültesi ve mezunu bulunmaktadır.
Arabuluculuk tutanakları ilam hükmünde sayılacağı için bu tutanakların ehil kişilerce hazırlanması ile aşağıda bahse konu olacak sakıncalar engellenmiş olacaktır.
2-Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri işler ifadesi dar ve muğlak kalmaktadır. İleride hangi işlerin tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri işler olduğuna dair uyuşmazlıklar doğabilecektir. Bu nedenle tasarıdaki mevcut ifadeden vazgeçilerek, arabulucuk faaliyeti konusu işler tek tek sayılmalıdır. Benzer bir uygulama noterlik mevzuatında yapılmış olup burada değinilmesinde beis bulunmamaktadır. Ayrıca kamu düzenine ilişkin olup iş bu tasarı kapsamı dışında kalan aile hukukuna, eşya hukukuna, miras hukuku ve sair hukuk dallarına ilişkin kimi ihtilaflar tek tek sayılmak suretiyle kapsam dahiline alınmalıdır.
Örneğin çekişmeli boşanma davalarında feri nitelik arzeden nafaka, tazminat, müşterek çocuklarla münasebetin düzenlenmesi, eşya paylaşımı gibi hususlarda taraflar arabuluculuk sürecini kullanabilmelidir. Boşanma davasındaki asli unsur, boşanma sonucunu doğurabilecek kanuni şartların doğup doğmadığının araştırılmasıdır. Bunun dışındaki konular taraflarca serbestçe tayin edilebilmelidir. Arabuluculuk sürecinin işletilmesi bir yandan mahkemelerin yükünü de azaltacak, yargılama sürecini kısaltacak, usul ekonomisi ve yargılama giderleri anlamında tasarruf sağlayacak ve tarafların boşanma sonucundan en tatminkar faydayı sağlamaları, duygusal travmalardan en az menfi etki ile kurtulmalarına yol açacaktır.
Gene özele inildiğinde; sulh hukuk mahkemelerini ziyadesiyle meşgul eden izale-i şuyu davalarına konu uyuşmazlıklar arabuluculuk süreci içinde hızlı, ekonomik ve tarafların azami tatmini ile sonuçlanabilecektir.
3-Arabuluculuk sonuç tutanakları mevcut mevzuatın amir hükümlerine aykırılık teşkil etmemelidir. Aykırı hükümlere havi tutanaklar tamamı açısından batıl kabul edilmelidir. Böylelikle hukuk alanında ikilik yaratılması ve tutanak sonucu edimlerin infazına dair doğabilecek sonuçlar engellenmelidir. Bu tür batıl tutanakları tanzim ve imza eden arabulucular hakkında disiplin hükümleri devreye girmelidir.
4-Arabulucuya uygulanacak disiplin hükümleri ayrıntılı olarak düzenlenmeli ve kurulacak meslek örgütünce uygulanmalıdır.
5-Tutanakların tanzim ve imzasında uygulanacak yöntem ve şekiller ayrı bir yönetmelikle düzenlenerek, tutanağın içereceği asli ve asgari unsurlar sayılmalı, tutanaklar arabulucu dışında harçtan muaf olarak noterlerce tasdik ve muhafaza edilmelidir. Tutanağın infazında noter tasdikli suretler kullanılmalıdır.
6-Arabuluculuk süreci hızlı, pratik ve yeknesak olmalıdır.
7-Arabuluculuk adli yardım kapsamına alınmalı, ekonomik gücü olmayan kişilerin bu süreçten faydalanmaları olanağı açılmalıdır.
8-Arabulucu faaliyeti karşılığı ücretini saat karşılığı olarak almalıdır. Arabulucunun ücreti aksi kararlaştırılmadığı hallerde taraflarca eşit olarak ödenmelidir. Arabulucunun asgari saat ücreti Arabulucular Meslek Örgütünce her yıl için ayrıca belirlenmelidir.
9-Arabuluculuğun, avukatlık mesleği ile bağdaştığı kabul edilmeli, Avukatlık Kanunu’nda yasal düzenleme yapılmalıdır. Aksi halde mevcut mevzuat dahilinde arabuluculuk avukatlarca yapılamaz durumdadır. (Ek-Şamil’in makalesi)
10-Arabulucuların bağlı olacağı ayrı bir meslek örgütü kurulmalı, bu meslek örgütünce de arabulucular sicili tutulmalıdır. Arabulucuların disiplin işleri bu meslek örgütünce yürütülmelidir.
11-Arabuculuk süreci belirlenecek kıstas ve işler dahilinde zorunlu tutulmalıdır.
12-Yargılama süreci içinde arabuluculuk uygulamasına karar verilmesi ve tarafların arabulucunun şahsı hakkında uzlaşamamaları halinde; mahkemece yapılacak talep ile arabulucular meslek örgütü eşitlik gözeterek talep olunan atamayı yapabilmelidir.
13-Arabuluculuk süreci içinde uygulanacak yöntemler arasında ODR (Online Dispute Resulution) sayılmalıdır. Günümüzde elektronik ortamın kullanılması hayatın her alanında yaygınlaşmış iken klasik hale gelmiş ADR (Alternative Dispute Resulution) yöntemlerinin yanında bu yolun kullanılmasının önü tıkanmamalıdır.
14-Arabulucular için yukarıda 1. maddede değindiğimiz kıstaslar dışında ayrıca yaş sınırı aranmamalıdır. Arabulucunun genç oluşu, ihtilafın çözümünde zaman zaman avantaj da teşkil edebilir.
15-Eğitimde süreklilik sağlanmalı, bakanlıkça tespit edilecek ihtiyaçlar ve belirlenecek konular hakkında meslek örgütünce eğitim çalışmaları yaptırılmalıdır. Eğitimlerde saat mecburiyeti yerine ihtiyaçların giderilmesi ve yetkinliği artırmak gayesi güdülerek müfredat belirlenmelidir.
16-Arabuluculuk eğitimi ülkemiz şartlarına uygun olarak yapılmalı, yurtdışında arabuluculuk eğitimi almış kişilerin bu kanun kapsamında yeniden eğitim almaları şartı getirilmelidir. Temel Arabuluculuk Eğitimi, Türk Eğitim Kuruluşlarınca yapılmalıdır.
17-Arabulucular ,ihtilafa ilişkin yargılamada vekillik yahut bilirkişilik yapamamalıdır, tanık olarak dinlenememelidirler.